ondokuz ocak - adalet

* İlk Siyaset Meydanı'nda rastlamıştım Hrant abiye, hani vücut dili samimi gelir de seversin yaa, öyle sevmiştim heyecanlı heyecanlı anlatmasını, pozitif yaklaşmasını, ilgili gözlerle bakmasını. Sonra araştırdım, yazılarını takip ettim, okudum, dinledim. İki tarafa da yaranamıyordu, çünkü kardeşliği anlatıyordu, birlikte yaşamamız gerektiğini anlatıyordu. Ezberi bozmaya başlamıştı bir kere.



* Sonrası karanlık. Bu nasıl bir hainliktir, bu nasıl bir adalettir? Eliniz hiç mi titremez, hiç mi vicdan azabı çekmezsiniz, utanmazsınız?



* Rakel Dink'in cenazede söyledikleri: "Bir bebekten katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılmaz kardeşlerim". Öyle güzel kardeşlerim diyordu ki, sarılmak istedim, ellerini öpmek istedim. Acıların en büyüğünü yaşarken bile, böylesi bir olgunluk hali. Bunları söyleyebilmek için kim bilir neler yaşamak gerekiyordu? Cudi'li Rakel'in masalını okudum. Acı da var, yoksulluk da var, aşk da var, sevgi de var, kardeşlik de var...

* Kim bilir ne güzel olurdu aynı masada Hrant abi, Rakel abla, ben, kardeşler, türküler, mezeler, bir de rakı...

0 yorum: